| Bolaman Obuzları |
|
|
|
| Perşembe, 04 Mart 2010 07:56 |
|
Milyonlarca yıldır devam eden bu süreç obuz yataklarına ve çevrelerine yaşam aşılar.Çok değil bundan 30 40 yıl kadar önce obuzların etrafı devasa kestane ağaçlarıyla doluydu.Kestane karası fırtınasının salladığı kestane dalları yazın sıcaklığıyla olgunlaştırdığı irili ufaklı meyvelerini obuzlara bırakırdı.Gözü bu rüzgarlarda olan Bolaman halkı sabah erkenden obuz kenarlarına koşar,obuzların gölcüklerinde sakladığı kestaneleri büyük bir keyifle toplardı..Özellikle analarının getireceği kestaneleri dört gözle bekleyen çocuklar,analarının dolu dolu eteklerini görünce çok sevinirlerdi.Analar kestaneleri haşlar,iplere dizer,ve çocuklarına verirlerdi.Çocuklar gün boyu okulda, yolda bunlarla beslenir,asla hamburger jips parası demeyi bilmezlerdi.Akşam bütün hane halkı toplandığında,kestaneler bıçakla kesilir,kuzinenin gözünde nefis bir kebaba dönüşür,aile bireylerinin sohbetlerine renk katardı. Kestanelerle sınırlı değildi obuzların zenginliği.Kestanelerle boy ölçüşen ceviz ağaçları yüzlerce ton suyun ve topraktan aldığı besinin irileştirdiği gövdeleriyle bulutlara değecek gibi yükselirlerdi.Fındık hasatından geride kalanları toplamak için bahçelere gidenler birer birer bu ağaçlardan obuzlara düşen meyveleri yerler,gün boyu yemek aramazlardı.Sonraları meyvelerin düşme yoğunluğu artar fındık yerine ceviz toplamaya gidilirdi.Toplanan cevizler kurutulur uzun kış gecelerinin değerli besini olurdu.Koyu kış gecesi sohbetleri için komşu evlerinde toplananlar ceviz tadı ile yapılan sohbetlere doyamazdı.Sadece meyvelerinde değildi cevizin kattıkları.Şöyle yakın çevremize bir bakınsak kim bilir kaç okul kazanan çocuk kesilip satılan ceviz ağaçlarının parası ile okumuştur. Obuz kenarları kirmit yatağıdır.Bolaman dışından bu yazıyı okuyanların kirmit de ne dediklerini duyuyorum.Ama söylemiyorum.Ben onların onlarca anlamsız şeylerini öğrendim,zahmet edip onlar da benim kirmitimin ne olduğunu öğrensinler.Hazirandan itibaren nemli ve gölgeli obuz kenarlarında dağ kirmiti,geyik kirmiti,fındık kirmiti,tavuk kirmiti boy göstermeye başlar.Sakın kınamayın ben 30 yıldır hiç kirmit toplamadım buralardan.Oysa ne kadar güzel bir duygudur onları tek tek toplayıp eve getirip közlemek, kavurmak..Kaybolunca kestane,ceviz,kayın ağaçları azaldı sanırım kirmitler.Pazara inenlerin yüksek fiyatından anlıyorum bunu. Kayın ağaçları bir başka güzelliğidir obuz kenarlarının ve yamaçların..Yorgun bir anınızda dibine uzandığınızda rüzgardan aldığı nefesi en güzel aşk şarkılarına çevirir yapraklarının notasında.Asırlara tanık bu ağaçlar milyonlarca ton oksijen üretmişlerdir hayatlarında.Bugünlerde sağlıklıysak bu oksijenin verdiği nefesin gücündendir.Kayın ve gürgen ağaçlarının altında avular sıralanır.Hani şu hastalıkları iyileştiren deli balın yapıldığı çiçeklerin sahibi.Bahara doğru sarı pembe ve mor çiçekleriyle Bolaman gelinlikler giydiren avular,yani orman gülleri.Duyuyorum sizleri” O ne?” diyor özellikle gençlerimiz.Obuzlara ayıp olmasın diye girmiyorum bu ayrıntıya.Bir başka yazıda anlatacağım dünyanın ilk kimyasal silahının kullanıldığı savaşta avuları ve deli balının rolünü. Yorgun yatılır Bolaman’ın gecelerinde.Obuzların derin vadilerle yardığı topraklarda zordur mısır ekmek,gardilik toplamak,çükülce sökmek ve daha nice işi yapmak.Yorgun gecelerin erken saatlerinde çakallar çıkardı obuz kenarlarındaki inlerinden köylere doğru.Kuş gribi yalanlarının yok etmediği kınalı tavuklarımızın korkusu korkumuz olurdu.Uyumazdık.Ama itiraf edelim ki keşke şimdi onlar olmayan tavuklarımızın peşine gelseler de çekişen komşular gibi ulusalar.Hangimiz hasret kalmadık çakal seslerine.Çullukların,karatavukların,ördeklerin,daha nicesinin evleriydi obuzlar…Şimdi yalnızlıklarından utanıyor obuzlar. Nerden esti bu obuz yazısı? Her yerden.Obuzların yukarıdaki yazdıklarım ve yazmadığım onlarca değerinden.Bu değeri hızla yok etmemizden.Bu yazıdan etkilenip bir obuz boyunda yürümeyi düşünmeyin ve özlemeyin sakın. Hemen hemen her mahallemizi gezdim bu yıl. Obuzların mahallelerin içinden geçtiği yerler çöp dökme alanı olmuş.Evsel atıklar(poşetler,eski sandalyeler,inşaat atıkları v.b) obuz yataklarını doldurmuş.İnanamadım.Yürüdüm birkaç obuz kıyısında.Oralarda mahalle içleri kadar kirli.Bolaman obuzları karayelin bulutlara yüklediği yağmur suları senfonilerle taşımıyor artık.Onlar doğanın gözyaşlarını taşır gibi çekingen artık. Daha kötüsü, Bolaman için aslında kötü cümle kurmak ağır bir yük benim boynumda ama kurmalıyım.Deterjan suları,kireç çözücüler,çamaşır suları obuz sularına yoldaş olmuş.Kestaneler,cevizler birikmiyor gölcüklerinde obuzların.Bunun yerine köpüklenen sular. Yok olmuş derelerde balıklar,obuzların taşıdığı zehirlerden.Susadığınızda sularını içemiyorsunuz,kestane çiçeklerinin kokusunu hissedemiyorsunuz ya da Kayın ağaçlarının şarkıları duyamıyorsunuz.Kestaneler kurumuş,kayınlar yakılmış,ceviz ağaçları çoktan satılmış,avular sizlere ömür…Kirmit ve çakallar mı? Onlar ne diyor yeni yetişen çocuklar. Çözümsüz müyüz obuzlarımızı yeniden var etmede? Bence hayır.Çok şikayet eden bu yazıyı acizane çözüm önerilerim duyulur diye yazdım.Atılan, sonra da deniz kıyısına gelen, yeniden toplanan çöpler için mahalle içindeki obuz ağızlarına birer çöp bidonu.Bunun için para yoksa Bir büyük çuval. Belediyenin çöp araçları bunları aylık alabilir.Buna da para yoksa ben bunları taşıyacak mahallelileri biliyorum. Hem de her mahallesinden gönüllü bu soruna el atacakları biliyorum.Obuzlara karışan deterjan,kireç çözücü,ısırgan otu ilacı gibi kimyasallar ise çok daha düşündürücü.Bu konuda uzmana ihtiyacımız var.Sesleniyorum Bolamanlı okumuşlar iş başına. Yazımı çok kısa bir insanı anlatarak bitireceğim.Koçboynuzu yolundan sabah Kale Mahallesine gelen insanlar elinde bir çöp poşetiyle yol kenarında yürüyen bir insanı görürler.Bu kişi belediyenin çöp toplama alanı dışındaki bir obuz havzasında yaşamaktadır.Yoldan araçlarıyla geçenler, poşetinde taşıdıkları koktuğu için bu insanı arabasına almak istemez.Bu kişinin taşıdığı poşet gerçekten kokmaktadır.Çünkü içinde çöp taşımaktadır.Dedikodusu farklı da olsa Ali Ekiz ağabey, evsel atıklarını her gün taşıyarak Bolaman’ daki bir çöp kutusuna atmaktadır. Hepimiz obuzlarımız için Ali Ağabey olursak büyük ölçüde bu sorunu çözemez miyiz? Ne dersiniz? ASIM EKİZ Yazının okunma sayısı: 608 Yorumlar (1)
![]()
...
Naylon poşet kullanırsak Güncel:
|





