| Duygulara Küçük Dokunuş |
|
|
|
| Hasan Serdaroğlu tarafından yazıldı. |
| Çarşamba, 24 Mart 2010 22:24 |
Bir kadın evinden çıktı, evin önünde beyaz, uzun sakallı üç yaşlı adam gördü. Onlara; “Sizi tanımıyorum ama sanırım aç olmalısınız. Eve buyurunuz size yiyecek birşeyler ikram edeyim. Allah ne verdiyse yiyelim” dedi. Yaşlı adamlardan biri KOCANIZ EVDEMİ? diye sordu. Kadın; “Hayır şuanda evde yok. Akşam gelecek” diye cevap verdi. Bunun üzerine adamlar eve girmeyi reddettiler. Akşam kadının kocası eve gelince kadın olanları anlattı. Bunun üzerine adam hemen adamları eve davet etmesini söyledi. Kadın kapının önüne çıkıp, kocasının eve geldiğini söyledi ve 3 yaşlı adamı eve buyur etti. Fakat yaşlı adamlar bunu kabul etmediler. Dediler ki; “Biz üç kişi olarak eve giremeyiz. Ancak birimiz girmeliyiz. Aramızdan birini seçin ve evinize davet edin” dedi. Kadın, Niçin? diye sorunca yaşlı adamlar cevap verdi; “Birimizin adı Zenginlik, diğerimizin adı Başarı ve diğerimizin adıda Sevgi. Lütfen eşinizle konuşun ve hangimizin evine geleceğine karar verip bize bildirin.
Kadın eve girip olanları kocasına anlattı. Kocası çok sevinmişti ve bu sevinçle dediki; “Zenginliği davet edelimde evimiz zenginlik dolsun. Bunun üzerine kadın; “Niçin başarıyı davet etmiyoruz ki?” diye sordu. bu konuşmaları duyan evin küçük kızı, konuya dahil olarak; “Sevgiyi davet etsek daha iyi olmaz mı?” diye sordu. O zaman evimiz sevgiyle dolar bu sözleri duyan adam küçük kızına hak verdi ve eşine dediki, dışarıya çıkıp evimize Sevgiyi davet et. Kadın sevinç ile dışarıya çıktı ve Sevgiyi içeriye davet etti. Sevgi dolu dolu gelirken, hemen ardından Başarı ve Zenginlikte eve doğru gelmeye başladı. Kadın büyük şaşkınlıkla “Ben sadece Sevgiyi davet etmiştim ama...” dedi. Sevgi cevap verdi; “Eğer siz Zenginlik ya da Başarıyı davet etseydiniz, diğer ikimiz dışarıda kalacaktık. Ama siz sevgiyi yani beni davet ettiğiniz için diğer iki arkadaşımda benimle geldi. Çünkü ben nereye gidersem Başarı ve Zenginlikte oraya gelir. Kalplerimizin düşmanlığa yenik düştüğü, ruhlarımız da bulantıların yaşandığı kinin, nefretin, fırtınalar kopardığı herkesin birbirinin kurdu haline geldiği, kuyusunu kazmaya çalıştıpı günümüzde. Bizim, su ve hava kadar sevgiye, şevkate ve merhamete ihtiyacımız olduğu açıktır. Sevgiyi şimdilerde unutmuş gibiyiz. Yok birbirimize merhametimiz, insanlara sevgimiz. Acıma hislerimiz kölermiş gibi, yüreklerimiz kas katı, ufkumuz düşmanlık duygularıyla simsiyah ve simsiyah görüyoruz herkesi ve herşeyi. Hoş görü ve sevgiden nefret eden bir sürü insan bozması yok değil her köşe başında. Diyaloğa lanet yağdıranların sayısı az değil. Çoğumuz sürekli kavga vesilesi arıyoruz. Yalanla iftiralarla birbirimizi karalıyoruz. Dişle, pençeyle ya da kan kokan sözlerle kendimizi ifade etmeye, karşımızdakini alt etmeye çalışıyor bir birimizi tepeleme projeleri üretiyoruz. Sevme sevilme fakiriyiz vesselam. Bağı kopmuş tespih taneleri gibi saçılmışız sağa sola; çekiyoruz birbirimizden, çekmediğimiz kadar elin gavurundan. Aslında biz yavaş yavaş ALLAH(cc)’tan kopuyoruz, oda bizi birbirimizden koparıyor. Gerçek anlamda inanıp sevemedik onu sevilmesi gerektiği kadar. O da söküp alıyor ruhlarımızdan sevme hissini. İşte o yüzden onsuzluğa mahkum o bomboş kalplerimizde sürekli bencillik hırıltıları ve sen ben homurtuları. Sevememişiz ki onu, oda alıyor elimizden sevgiyi saygıyı. Şu andan itibaren dönüpte onu sevebilsek, sevdirecek oda bizi birbirimizi. Gönüllerimiz kupkuru çöller gibi ve sevgiye muhtaç. Bütün bu olumsuzlukların bir devası, bir çaresi var tabiki. Yaratılanı severim yaratandan ötürü düsturundan yola çıkarak önce bizi yaratan Allah(cc)’ı sevelim, elimizden geldiği, dilimizin döndüğü kadarıyla ona olan kulluk borçlarımızı ifa etmeye çalışalım.Sonra birbirimizi ve yarattıklarını sevmeye çalışalım. Yeryüzünde en fazla kullandığımız sözcüklerden olsa da en az yaşanan duygudur sevgi. Öyle değil mi? Sevgi her yaşın vitaminidir. Küçük büyük, genç yaşlı farketmez. Sevgi hepimize gereklidir. Dünyanın en iyi besini ile beslensek en iyi vitaminlerini alsak bile sevgi vitamininden yoksun olduğumuz sürece sağlıksız ve mutsuz oluruz. Sevgi bedava, sevgi para ile satılmıyor. Oysa bedava olan bir şeyi biz birbirimizden esirgiyoruz. Ne demişler elinde silah olandan değil, yüreğinde sevgi olmayandan korkacaksın. Gelin birlik olalım işi kolay kılalım sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz. Sevgiyle kalın, hoşça kalın. Yazının okunma sayısı: 296 Yorumlar (5)
![]() Yeni:
Güncel:
|
|
|



Bir kadın evinden çıktı, evin önünde beyaz, uzun sakallı üç yaşlı adam gördü. Onlara; “Sizi tanımıyorum ama sanırım aç olmalısınız. Eve buyurunuz size yiyecek birşeyler ikram edeyim. Allah ne verdiyse yiyelim” dedi. Yaşlı adamlardan biri KOCANIZ EVDEMİ? diye sordu. Kadın; “Hayır şuanda evde yok. Akşam gelecek” diye cevap verdi. Bunun üzerine adamlar eve girmeyi reddettiler. Akşam kadının kocası eve gelince kadın olanları anlattı. Bunun üzerine adam hemen adamları eve davet etmesini söyledi. Kadın kapının önüne çıkıp, kocasının eve geldiğini söyledi ve 3 yaşlı adamı eve buyur etti. Fakat yaşlı adamlar bunu kabul etmediler. Dediler ki; “Biz üç kişi olarak eve giremeyiz. Ancak birimiz girmeliyiz. Aramızdan birini seçin ve evinize davet edin” dedi. Kadın, Niçin? diye sorunca yaşlı adamlar cevap verdi; “Birimizin adı Zenginlik, diğerimizin adı Başarı ve diğerimizin adıda Sevgi. Lütfen eşinizle konuşun ve hangimizin evine geleceğine karar verip bize bildirin.

) çok guseLmişş yazaNın eLine yüReğine sağLik 
