Kan Bozukluğu PDF Yazdır e-Posta
Facebookta Paylaş
Hakkı Şen tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 24 Mart 2010 22:28
“Şaşıran ördek suya ters dalar “ mış diye bir atasözümüz var ya, ona benzer kalitesiz sözü kimin söylediğini geçen hafta basın yayın organları transit geçti.
Bilindiği gibi insan kanını inceleyen bilim adamları teknolojik gelişmeler ışığında A- B- AB- O- olmak üzere dört grup temelinde tespit edip insanlığa yol göstermişlerdir.
Kan, kalbin ritmik yani irademiz dışındaki fizyolojik atışıyla hayatımız boyunca kanı pompalar, gece gündüz ömür süreciyle durmadan çalışır. Bir benzetişle emme bama tulum gibidir. Terkibi itibarıyla oksijen, beslenme, koruma gibi çok önemli görevleri hastanelerdeki Hemotoloji laboratuarlarınca takip edilip değerlendirip ilgili servislere tanı için destek sağlar.
Bu kadar değerli bir hayatı varlığımızın siasi bir hırs uğruna kullanıp saçma sapan bir ifadeyle bozukluğunu yeni bir şey bulmuş gibi basına yansıması deli saçması gibi geldi.
Güney ve kuzey kutuplarıyla ekvator kuşağında yaşayan insanların vücutlarında taşıdıkları kanların hiçbir farkı olmadığını bilmek gerekir. Yoksa siyasi ve politik hareketin çatlak sesli döğüşçü orkestrası cehaletine uyup insanların vücudunu ayakta tutan zamanı gelince onur ve şereflerinin kaynağı olan kanlarını bayağı derecede ifadelerle gündeme getirmek yakışıksız ve çöpe atılan atık gibidir.
Yetişkin bir insanda ortalama yedi buçuk litre kadar kan bulunduğu, herkesin yine ortalama kendi yumruğu kadar süper değerli kalbine daha saygılı olmamız gereğini asla unutmayalım.
1950’nin başlangıç yıllarında Amerikan altıncı harp deniz filosu İstanbul’ a gelmişti. Günler öncesi İstanbul’ a bir çeki düzen verilmesi gerekiyordu. Gereken yapıldı. Gözü dönmüş 5-6 bin kadar deniz askeri özellikle eğlence yerlerine cazip sıva, badana boyalı yerlerine hayran kalıp günlerce eğlendiler konu zamanın basınında yer almıştı. Köroğlu, Hacivat. Karagöz gibi halk gazetelerinde okuyuculara ulaşıyordu.
Bu önemli filo ziyaretinde zamanın Kızılay Derneği bir stant kurup yağız delikanlı Amerikan askerlerinden kan bağışı almak için faaliyete geçer. Beklediği gibi olur istenilen miktar kan bağışı sağlanır.
Şimdi burada bir soru akla geliyor, dünyanın öbür başı dönecek kadar uzaktaki bir ulusun askerinden alınan kan bizim hastalarımıza verildi. Ki bunların çoğu cöni dediğimiz çeşitli ırklar ve siyasi nesillerden meydana gelmişti. O zaman bizim hastalarımıza onların bağış kanları veriliğine göre bozulmuş mudur?
Yukarıda da belirttiğimiz gibi Allah insanların kanlarını dört esas grupta yaratmış. Başka görüşler ise deli dana saçmasıdır. Daha zengin bir ifadeyle söz sahibine kınamak, ayıplamak, iade etmek gibi karmalarla homojene bir katkılarla sahibine postalarız.
Dün kadınlar günüydü. Kutlu olsun. Ahrete göç eden analar, ninelere Allah rahmet eylesin. Hayattakilere de sonsuz sevgi ve saygılar gönderir küçüklerimizede haydi kızlar okula noktasında başarılar dilerim.

Yazının okunma sayısı: 194
Yorumlar (0)Add Comment
Yorum yaz
 
 
daha küçük | daha büyük
 

busy

Yeni:
Güncel:

 


Laminant Parke işinden anlayan personel aranıyor
EMG Laminant | 0452 423 90 32