| Denizin İntikamı |
|
|
|
| Hakkı Şen tarafından yazıldı. |
| Perşembe, 04 Mart 2010 21:31 |
İş dünyamızın genel sıkıntılı günler geçirmesi, şikayet kampanyasına Karadenizinde katıldığına tanık oluyoruz. Hırçın Karadeniz dalgalarının meydana getirdiği gümbürtü sesler dışında hamsi ve diğer balık çeşitlerinin kıtlığı az görülen bir sezon geçirilmektedir. Geçen yıllarda balıkçı tabelalarında Norveç’ten ithal edilen dondurulmuş Kolyoz, (Uzkumrunun biraz büyüğü) denilen bu yılda Fatsa seyyar balıkçılarının tabelalarında boy göstermeye başlamışlar. Karadenizin hırçın dalgalarının ara verdiği ve rüzgarsız günlerde deniz sanki vurur gibi. Sipere yatmış avını kollayan aslan gibi. Koskoca Fatsa ve Bolaman kıyılarımız süt liman oluyor. Hamsiden sonra bir ara Fatsa adasının poyrazında ve açıklarında nöbet bekleyen balıkçı motorları sonar denilen cihazlarla balığın yerini tespit ederek bir miktar yakalayıp günlük nasiplerini çıkarmaktadırlar. Geri kalan balık kümeleride yollarına devam ederek Hamsi yoldaşlarının rotası üzerinden komşu ülkelerden Gürcistan’a doğru kaçtıkları öğrenilmiştir. Ölçüsüz ve kotasız avlanma sistemimiz dolayısıyla İstanbul ile Hopa arası kıyılarımız deniz ürünleri bakımından sakıncalı sular olarak konuyu bilenlerce takip edilmektedir. Palamut, hamsi ve istavritlerin yöremiz kıyılarından teğet geçtikleri bilinmektedir. Kökünü kurutma esasına dayalı ilgisizlikler, akıllanan balıklarımız artık sularımızın tehlikeli avlanma biçimi dolayısıyla komşu ülkeler denizinden bizlere selam göndermekte. Yaşlı ve kanlı gözleriyle balıkçı tabelalarından vefasızlığımızı ifade etmektedirler. 5-6 sene önceleri beyaz balina ukraynadaki havuzundan kaçarak, Samsun’un Gerze ilçesinden sonra, Yalıköy’e gelip, 4 saat mola verip karnını doyuduktan sonra eski dostlarının rotası üzerinden giderek Giresun açıklarında ilgi devletçe yakalanıp ülkesine götürülmüştür. Bu da göstermektedirki kıyılarımızda balıklar için can güvenliğini tamim ve sirkülerle idare edip emirler denizin içindeki canları da teğet geçmektedir. Kanada ülkesi, 2000 kadar fok (Ayı balığı) balığının sayı ile avlamaya izin verilmiş. Avusturalya yine kanguruları sayı ile avlama izni vermiş. Bizler ise kıyılarımızın çok kıymetli deniz ürünlerimizi sağlıklı insan beslenmesindeki yerini öğrenememiş durumdayız. Sayın doktorlarımız beslenmesinde özellik arz eden hastalarını beyaz et tüketimi önerselerde, bu sağlık öğütü elekçi ırmağından öte tarafa geçmekte, balıkçılardaki az çeşitlerede fiyat bakımından cebi müsait olmayan hastalarımızda mehter marşıyla evlerinin yolunu tutmaktalar. Netice olarak milli beslenme kaynaklarımızdan deniz ürünleri ilaç değerinde ki nimetlerini mirasyedi düzenlemesi sistemiyle heba edip günmüzü gün edip duruyoruz. Norveç’ten Kolyoz balığı, Gürcistandan hamsi ithali ile sofralamızın ve dolayısıyla sağlığımızın dengeli beslenmesi önceliği bilmezden gelip bu konuda dış ülkelere bağlanmış oluyoruz. Yabancı balıklar afiyetle tüketilsin temennesiyle... Yazının okunma sayısı: 141 Yorumlar (0)
![]() Yeni:
Güncel:
|



İş dünyamızın genel sıkıntılı günler geçirmesi, şikayet kampanyasına Karadenizinde katıldığına tanık oluyoruz. Hırçın Karadeniz dalgalarının meydana getirdiği gümbürtü sesler dışında hamsi ve diğer balık çeşitlerinin kıtlığı az görülen bir sezon geçirilmektedir. 

